BRICS liderleri toplanıyor: Ortak bir amaçları var mı?

Hindistan, bu hafta sonu Yeni Delhi’de ev sahipliği yapacağı 18’inci BRICS zirvesi öncesinde, BRICS markasını bozmaksızın, ittifaka alınan yeni üyelerini de dışlamayacak bir slogan buldu:
“Dayanıklılık, Yenilik, İşbirliği ve Sürdürülebilirlik İçin İnşa”
Bu sloganın İngilizce orijinalinin baş harfleri “BRICS” kelimesini oluşturuyor. Slogan böylece, aynı zamanda, örgütün yeni üyeleri olan Mısır, Etiyopya, Endonezya, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de benimseyebileceği hedeflere işaret ediyor.
Peki bu yılki zirveden nasıl sonuçlar çıkması bekleniyor?
ABD’nin önde gelen üniversitelerinden Massachussetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) bünyesindeki BRICS Lab’ın direktörü olan Mihaela Papa, DW’ye yaptığı açıklamada, zirvenin sloganıyla ilgili, “Bu, BRICS kısaltmasını, ülke isimlerini değil de ortak bir misyonu temsil edecek şekilde yeniden yorumlamanın zarif bir yolu” değerlendirmesinde bulundu.
Yale Üniversitesi’nde Güney Asya Çalışmaları uzmanı Sushant Singh’e göre ise, içeriği oldukça geniş olan bu slogan, ev sahibi Hindistan’ın BRICS’i mümkün olduğunca gösterişsiz ve tarafsız tutma isteğini yansıtıyor.
Singh, “Hindistan ne Rusya’yı ne de Çin’i gücendirmek istemiyor. Ama gerçek şu ki Hintliler son dönemde daha çok ABD’ye bakıyor” diye konuştu.
Ev sahipliği Hindistan’a güç katıyor
Zirvenin ev sahibi Hindistan’ın jeopolitik statüsü, bu yılki toplantıya geçen yılki Brezilya zirvesine kıyasla ek bir ağırlık kazandırıyor.
Rio de Janeiro’daki toplantıya, bloğun 11 devlet başkanından altısı katılmamıştı. Eksikler arasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi önemli isimler de vardı. Putin bu kez zirveye katılıyor. Şi’nin katılımı da bekleniyor.
Zirveye İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da katılacak. BAE lideri Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan’ın ise temsilci göndermesi bekleniyor. İran’ın bir başka rakibi olan Suudi Arabistan’ın da zirveye temsilci göndermesi bekleniyor.
Riyad’ın BRICS üyelik statüsü belirsizliğini korusa da, mevcut resmi BRICS materyalleri Suudi Arabistan’ı üye olarak listeliyor.
BRICS uzmanı Papa, “Çin’in üst düzey liderliğinin katılımı çok önemli” diyor. Papa ayrıca, bölgesel rakipler İran ve BAE liderlerinin birlikte çalışabildiklerinin gözler önüne serilmesinin, BRICS’in “istikrar gücü” imajını pekiştireceğini düşünüyor.
Türkiye’nin katılımı belirsiz
Geçmişte BRICS’e üyeliği defalarca gündeme getiren ve son BRICS zirvesine katılan Türkiye’nin ise zirveye temsilci gönderip göndermeyeceği belirsiz. Şu ana kadar resmi kaynaklardan yapılmış herhangi bir açıklama yok. Ankara’daki gazeteciler de olası bir katılıma dair bilgilendirilmedi.
Geçen yılki zirveye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bir önceki zirveye ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılmıştı.

Rusya lideri Vladimir Putin ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi BRICS zirvesi kapsamında bir araya geldiFotoğraf: Kristina Solovyova/Sputnik/AP Photo/picture alliance
Hindistan için zirve, BRICS toplantısının kendisi kadar getirdiği ikili görüşmeler açısından da önem taşıyor.
Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi zirve öncesinde bir araya geldi. Zirve ayrıca Çin-Hindistan ilişkilerindeki gerginliğin sürdüğü bir dönemde, Şi ile Modi’ye yüz yüze görüşme fırsatı da sunacak.
Batı karşıtı yönelim
Singh, BRICS’in son dönemde benimser göründüğü “Batı karşıtı” yönelimin Yeni Delhi’yi rahatsız ettiğini söylüyor.
Hindistan’ın ABD ile savunma ilişkilerine ve bir bütün olarak Batı ile ticaret ilişkilerine verdiği öneme dikkat çeken Singh, şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Hindistan’ın BRICS anlayışı, daha çok ticaret ilişkilerini geliştirmeye yönelik. Başka bir deyişle, Batı’yı hiçbir şekilde karşımıza almadan veya eleştirmeden bize fayda sağlayacak şeyler yapabilir miyiz?”
İronik biçimde, Hindistan’ın taraf tutmayan konumunun bloğu bir arada tutan güç olabileceği değerlendirmesi de yapılıyor.
Mihaela Papa, “Hindistan, rakip kamplar arasında önemli jeopolitik ağırlığı ve ilişkileri olduğu için önemli bir köprü konumunda. Bu yaklaşımın BRICS’i açık blok siyasetinden çok, pratik işbirliğine odaklı tutması muhtemel” diyor.
BRICS aslında ne için var?
BRICS 18’inci yaşına yaklaşıyor. Bu da birliğin artık bir anlamda olgunlaşması gerektiği anlamına geliyor. Ancak blok, son yıllarda amacına dair şüpheler nedeniyle tutarlılık konusunda kendini savunmak zorunda kalıyor.
Demografik açıdan bakıldığında, BRICS’in temsil ettiği ölçek tartışmasız: Dünya nüfusunun neredeyse yarısını ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yaklaşık yüzde 40’ını kapsıyor.
Papa, “İdeolojik olarak BRICS, Brezilya’daki son zirvedeki konumunu koruyor. Jeopolitik gerilimlerden kaçınmaya çalışırken pratik, işlevsel işbirliğine odaklanıyor” diyor. Papa ayrıca, Suudi Arabistan’ı da dahil edersek grubun beşten 11 üyeye genişlemesinin çeşitli konularda uzlaşmaya varmayı zorlaştırdığını söylüyor.
Üyeler arasında ise demokrasilerden daha fazla otokrasi bulunuyor, üstelik birçok üyenin ikili ilişkileri de gergin. Singh, “Bu iç çelişkilerin üstesinden gelmek her zaman zor olacak” diyor.
Bu yıl neler olabilir?
Yine de Papa, bu yıl ticaret, para politikasında işbirliği ve tarım olmak üzere üç alanda ilerleme beklediğini söylüyor. Görüşmelerin, üyeler arasında ticareti geliştirmeye, para birimi takasına yönelik alternatif finansal mimariye ve gıda güvenliğiyle ilgili konulara odaklanması bekleniyor.
Küresel yönetişim reformu konusundaki tartışmalar merkezi önemini korurken Papa, BRICS’in en büyük umudunun, kurumlara odaklanmak olduğunu düşünüyor.
Örneğin Hindistan, BM reformu konusunda ısrarcı olmak istemezken, ticaret ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) konusunda BRICS’ten koordineli bir yaklaşım bekliyor. “Hindistan’ın DTÖ hedefleri diğer üyeler tarafından da paylaşılıyor” diyen Papa, bunun “hareketi daha olası kıldığını” sözlerine ekliyor.
Singh ise, Çin’in artan küresel hakimiyetinden Trump yönetiminin gümrük tarifeleri konusundaki tutumuna kadar birçok meselenin, bloğun sınırlı hedeflerini bile daha da zorlaştırdığını söylüyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor:
“İçinde bulunduğumuz dünyanın koşulları ve BRICS’in yaşadığı tutarlılık eksikliği ve iç çelişkiler göz önüne alındığında, önemli bir şey başarması pek olası değil.”






